(s)ol (y)anımda!

"Eskiden cennette Tanrı kendine bir alfabe çorbası pişirmiş ve bunu devasa bir kaseye koyup mutfak penceresinin yanında soğumaya bırakmıştı. Ama sonra kuvvetli, küstah bir rüzgar ya da hınzır, yoldan çıkmış bir melek, ya da belki bizzet şeytan, kazara ya da kasten kaseyi yere, yani gökyüzüne düşürmüş ve çorbanın içindeki bütün harfler kainata saçılmıştı, bir daha asla toplanmamak üzere. Harfler her yerdeydi, fark edilip bulunmayı bekliyorlardı. Cennet Kasesi'nde kalsalar oluşturabilecekleri kelimelere yerleştirilmek, eski manalarına kavuşabilmek istiyorlardı."
araf
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Arkadaşına Gönder! | Etiketler :
0 yorum yazilmistir